Kafe Cafe - Forum
Duyurular: Forumumuza hoşgeldiniz, İyi Eğlenceler...
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. 06 Eylül 2010, 20:17:34


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz



Reklamlar
Sayfa: 1 ... 4 5 [6]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Duygu seli  (Okunma Sayısı 1148 defa)
patozaf
Gold
Safir
*****

Karma: +27/-7
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3424


dost kazanmanın en iyi yolu karşısındaki olmak!


« Yanıtla #75 : 26 Aralık 2009, 13:28:23 »

Amin eyvallah saolasın...
Logged

Doğru ol, dürüst çalış, hilelerle oyalanma
Doğruluk altın bir oktur,
patozaf
Gold
Safir
*****

Karma: +27/-7
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3424


dost kazanmanın en iyi yolu karşısındaki olmak!


« Yanıtla #76 : 01 Şubat 2010, 01:03:47 »

Valla uzun zaman olduuu
ben duygularımın seliyle şöyle forumu yıkayamaz oldum. Aslında vefasızlık ediyorum biliyorum ama, şartlar belki de buna zorluyor. Duygu selinde bişiler yazabilmek için bir kere çok dolu olmam lazım. İkincisi yanlız olmam lazım. 3. sü gece geç saatlerde olması lazım. Bugün biraz anne baba sevgisinden bahsetmek istiyorum. Aklıma ne geldi biliyor musunuz?
Eskiden annem babamla konuşurken, Tammmam yaa geliyoruzzz
Ya ne biliyim ben ne zaman gelecem
Arkadaşlşar bırakmıyor
Ya nolur bi gün daha kalsam eşşek kadar adam olduk
Tamam üşütmem
Derdim
Şimdilerde dikkatimi çekti de
Telefon konuşmalarım şunları içeriyor.
Anne şekerlen aran nasıl?
Gözler nasıl oldu?
Babamın tansiyonu ne alemde?,
Ya bi doktora gidinsenize be yaa

Roller mi değişiyor ne?

Onları çocuk gibi azarlıyorum, ama bana artık kızmıyorlar. Annemin şekerli yiyecekleri elinden alıyorum, bir de güzel azarlıyorum. Ama bana küsmüyorlar bile. Bana bişi olmaz bile diyemiyorlar. Ha bire kendilerinin genç gözüktüklerini isapatlamaya ve tasdik ettirmeye çalışıyorlar. Hayattan pek bi beklentileri kalmamış
Ölmeden şunu da bir yapsak, bunu da bir görsek, ben belki o günlere yetişmemmmm
Geçenlerde babam sanki yarın ölecek miş gibi bana vasiyetlerde ve nasihatlarda bulundu. Ne diyeceğimi şaşırdım.
Off yaa
hayatta geçiyor ve biz de film şeridi gibi geçiyoruz. Kendime bakıyorum da
Ben de artık yaşlandığımı kabullenmemeye başladım. Acaba ben de mi bu durumları yaşayacağım?
Giden bir saniyeyi bile geri getirmek mümkün olmuyor. Onlar gözümün önünde erimeye b aşlıyor. Onları tutayım diyorum, bir de bakmışım ben de erimeye başlamışım. Yağmurda kalmış yağlı boya resmi gibi yavaş yavaş eriyip akmaya başlıyoruz. Bir gün gelecek o tual bomboş kalacak, ve kimsecikler orada eskiden nasıl bir resdim olduğunu bilmeyecek. İşin garibi herkeste de çizilen resmin kaybolmayacağı hissi o resim silininceye kadar devam edecek ve hiç bir kimse bu tualin yaz-boz tahtası olduğunu görmeyecek....
SAğlıcakla kalın...
Logged

Doğru ol, dürüst çalış, hilelerle oyalanma
Doğruluk altın bir oktur,
my_passenger
zümrüt
****

Karma: +1/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 459



« Yanıtla #77 : 01 Şubat 2010, 10:27:04 »

Duygularınızın samimiyeti ve masumiyeti ile ak pak olmuş durumdayız hocam,
 aynı durumu birçoğumuz gibi bende yaşamaktayım babam birkaç ay once anjiyo olmasına ,şeker komasından dönmesine ve 82 yaşında olmasına rağmen hala ben gencim diyerek ilaçlarına gereken özeni göztermiyor, annemse babam gibi şeker hastası ve tansıyon problemi var . yanlarında kalmaya başlayınca benden pek şikayet eder oldular çünkü babam ilaçlarını kullanmaya başladı annemde tuzsuz yemek yapmaya ,
 
 sevdiklerimizi ansızın kaybedeceğiz elbette üzücü ancak biz evlat olarak onlar istemesede üzerimize düşenin en iyisini yapmak için uğraşacağız.
 
 RABBİM YARDIMCIMIZ OLSUN ,,,
Logged

güzel gören güzel düşünür,güzel düşünen hayatından lezzet alır,,,
Nigar Torun
Nigar
Gold
Safir
*****

Karma: +27/-7
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 3195



WWW
« Yanıtla #78 : 01 Şubat 2010, 14:29:58 »

Ne oluyor bakayım burda;

Zaferciğim yaşdan bahsetmişsin, içinizdeki en yaşlı olarak diyorum ki; siz daha dünkü çocuksunuz:))))))
Baki olan bu kubbede hoş bir seda imiş yaşamak demiş şair..
Geldik gideceğiz tüm gidenler gibi ve yaşamın en büyük hediyesi ölüm. Ölmek olmasaydı çekilirmiydi bu hayat? her başlangıç bir bitiş demekdir. Bunu biliyor ama bilmiyor gibi yaşıyoruz yaratanın mucizesi bu da. Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamak,halbuki her an ölüm yanımızda, ölmekden korkmuyor insan ama birilerini kaybetmekden korkuyor ve belki o bilinmezlik duygusu ürkütüyor ama nasılsa öğrenicez ve illaki görücez anyayı konyayı...

Yaşlandıkca çocuklaşır insanlar sözünü anne babamızda hepimiz yaşıyoruz ve de tüm yaşlı akrabalarımızda ki bizde o günleri görürsek bizim için de çocuk gibi oldu diyecek birileri. Evet anne baba olmak çok özel bir şey evladın bir gün olup seni beğenmez azarlar sorgularken bile tahammülkar olabiliyorlar..


Bi gün çekip giderken buralarsan bizden geriye ne kalacak bende merak ederim hep boş bir tual mi yoksa fonu hazırlanmış üstüne güzel çiçekler gök kuşakları çizilebilecek bir zemin mi? Ya da kaç kuşak hatırlayacak bizi aaa bide Nigar vardı kim diyecek... Diyenler benden nasıl bahsedecek...

Ölümden bir ay sonra üç güncük yaşamak ve dostu düşmanı suç üstü yakalamak.... derken şair sanıyorum benim bu duygumu bile getirmiş................
Logged

Umduğunuzdan Fazlası.....
KafeCafe
patozaf
Gold
Safir
*****

Karma: +27/-7
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3424


dost kazanmanın en iyi yolu karşısındaki olmak!


« Yanıtla #79 : 01 Şubat 2010, 20:29:07 »

Eyyyvallaaaaaah....
Ben de hep düşünüyorum. Ölümümden 3 ay sonra acaba arkamdan ne diyecekler???
Sen ne dersin mesela arkamdan 3 ay sonra:)))
Logged

Doğru ol, dürüst çalış, hilelerle oyalanma
Doğruluk altın bir oktur,
patozaf
Gold
Safir
*****

Karma: +27/-7
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3424


dost kazanmanın en iyi yolu karşısındaki olmak!


« Yanıtla #80 : 01 Şubat 2010, 20:30:16 »

Amin Mp kardeşim valla aynen dediğin gibi işte....
Logged

Doğru ol, dürüst çalış, hilelerle oyalanma
Doğruluk altın bir oktur,
Nigar Torun
Nigar
Gold
Safir
*****

Karma: +27/-7
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 3195



WWW
« Yanıtla #81 : 08 Şubat 2010, 15:50:25 »

Ölümünden ya da ölümümden üç ay sonra ne derim ya da ne dersin???
Bugün ne diyorsak o
insanlar yaşadığı gibi ölürler
Logged

Umduğunuzdan Fazlası.....
KafeCafe
patozaf
Gold
Safir
*****

Karma: +27/-7
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3424


dost kazanmanın en iyi yolu karşısındaki olmak!


« Yanıtla #82 : 15 Şubat 2010, 02:26:48 »

Yine vurdum Gıdı gıdımın (bağlamamın) teline dertli dertli bu akşam. Dertlenecek çok önemli bir şeyin var mı deseeeem. Aslında bir çok şey dert edilmeye değmez. Son yazdığımdan bugüne bayağı bir zaman geçmiş. Bir iki tel vurayım dedim. Bugün konumuz dürüstlük, adalet ve merhamet... Aslında birbiri arasında çok güçlü bir bağ var ama, bir tarafı sıktığınızda diğer tarafın gevşediğini hissediyorsunuz. Örnek vericem. Adamın biri düğünde havaya ateş açsın. Sözde eğlenmek amaçlı. Aslında pek bi alakası yok ama... O anda kurşun seksin ve bir çocuğun gözünü çıkartsın. Ailesi çocuğu hastaneye kaldırırken, polisler de adamı şüpheli olarak  nezarete atsın. Adamın 5 çocuğu ve kıtkanaat geçindiği bir işi olsun. Bu tip kendini paşa zanneden zibidilerden olsun yani. Adam itiraf etse, dürüstlük yapsa, hakime yalvarsa, dese ki. Hakim bey beni içeri atarsanız çoluk çocuğum acından ölür. Hakim dinlemez bile adalet yerini bulur ve cezasını çeker. Adam dese ki hakim bey orada herkes ateş açtı nerden biliyorsunuz benim yaptığımı o zaman herkese aynı cezayı verin, Hakim der ki seni görmüşler seni getiirdik. Varsa başka şahit onları da alalım.  Eğer hakim merhamet edip çocuklarının hatrına affetse bu sefer de gözü kör olan çocuğa ve ailesine adaletsizlik etmiş olacak. Hadi çık çıkabilirsen işin içinden....
İşte bugün benim de böyle bir sıkıntım var.
Geçende bütünleme sınavı yaparken dışardan cep telefonuyla birbirlerine soru ve cevapları vermişler. Olacak ya beni seven öğrencilerimden birisi mesaj atmış. Hocam cep telefonlarına dikkat!!! birbirlerine mesaj atıyorlar. Beynimden vurulmuşa döndüm. Yüzüme gülümseyen öğrencilerim. Meğer arkamdan neler çeviriyorlarmış. Düşünsenize yaa ben de nasıl biliyorlar bak çalışmışlar deyi sevinirken tam...
Dedim herkes cep telefonlarını masanın üstüne koysun. Şırakk herkes koydu. Mesajları bir inceledimç. Hepsinin gelen kutusu, giden kutusu, gönderilmiş mesajlar hepsi silinmiş. Belli kopya çekilmiş. İki tanesinin cebinde soruları yakaladım. Bir tanesi sabah akşam yanımda gezen ve güvendiğim birisiydi. Ver ettim söylendim. Hatta bir tanesini ağlattım. Allahım delirecem... Ben kopya olmasın diye sözlü yapıyorum. Zorla ağızlarından bişiler alıp hepsini geçirmeye çalışıyorum. Adamların yaptığına bak. Sonra bunları odama çağırdım. Dedim neden yaptınız. E işte biz yapmadık ta bilmem ne de... Dedim olum mnesajı sen yazmışsın sorunun cevabını sormuşsun? e ben şaka olsun diye yazmıştım da. O mesajı sınavdan çıktığımda çekmiştim de bilmem ne de... Dedim sizi bırakıyorum. Cevap şu oldu. Hocam. Sınıfın büyük çoğunluğu çekti. Onlara patlamıyorsunuz da bir tek bizi mi suçluyorsunuz? Dedim kim yaptıysa söyleyin onları da bırakayım. Dediler hocam biz söylersek arkadaşlarımızı satmış oluruz. DEdiler ki finalde de aynı şekilde kopya çektiler hocam bir çoğu öyle geçti. E şimdi 2000 bilinmeyenli bir denklemmm....
Bu hıyarları bıraksam, diğer çekenler cezasını çekmeyecek. Bırakmasam hakkıyla çalışıp geçenlerin ne günahı vardı. O zaman kopya da çekseler çekmeseler de nasıl olsa geçeceklerse çalışmanın ne anlamı var ki? İkinci dönem bunların yine benden dersleri var. Öyle bir sınav yapmayı düşünüyorum ki defter kitap açık. İnternet bile serbest. 20 soru 20 dakika. Ya da 3 soru 1 saat. Geçebiliyorlarsa geçsinler bakalım. İşte o zaman da öğrencilerin derse karşı sevgisi ve ilgisi kalmayacak. Sırf geçmek için çalışmış olacaklar. Bu da bir dert. Şimdi elimde 10 kadar sınırda öğrenci var kopya çeken çalışmayan falan felan... bunları geçireyim mi bırakayım mı. Siz karar verin. Bana bir ışık yakın...
 
Logged

Doğru ol, dürüst çalış, hilelerle oyalanma
Doğruluk altın bir oktur,
gül-i sadberk
Ziyaretçi
« Yanıtla #83 : 15 Şubat 2010, 15:33:36 »

bence bir şans verin abicim. kötülüğe iyilikle cevap vermek her zaman etkli olmuştur ama eğitm sisteminde bu nasıl ve ne kadar doğru olur bilmiyorum. yada bir sınav daha yapın onlara ve bu kez hakkıyla not almalarını istediğinizi dile getrin. 

zaten yakınımda dediğiniz öğrenci çok pişman olmuştur.

bi kez bende çalışmadığım bi konu için kopya hazırlamıştım ömrümde ilk kez ve bunu yaparken çalışkan öğrenciler bile kopya hazırlıyor diye cesaret bularak yapmıştım. sınavda bütün soruları yaptım tam o kopyalı soruya gelince hocamıza yakalandım acemiym ya:)) neyse sıfır mıfır almam umrumda bile değildi o an yerin dibinden el sallıyordum diğer arkadaşlara. ve bana tek kelimesi yetmişti hocamın "bunu senden beklemzdim"...
sınav sonucunda 85 aldım ama o notu hiç haketmediğimi düşünüyorum..

siz çok iyi bir eğitimcisiniz en doğru kararı yine siz verirsiniz buna inanıyorum. saygılar şelale..
Logged
patozaf
Gold
Safir
*****

Karma: +27/-7
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3424


dost kazanmanın en iyi yolu karşısındaki olmak!


« Yanıtla #84 : 16 Şubat 2010, 01:14:26 »

Ohhhhh demek geldi içimden
Hani bir misafir grubunu binbir nazla eve çağırırsın da evin anahtarını kapının önündeyken bir türlü bulamazsınnn?
Ya da başka bir memlekete gittiğinde arabanın anahtarını kaybedersin de kıvırm kıvrım kaybedersin, hiiç şansın yoktur. Başlarsın bulayım diye dua etmeye....
Çok şükür seni yeniden buldum ilknurcum. Çok özledi abişin seni. Vefasız kardeşim benim...
Logged

Doğru ol, dürüst çalış, hilelerle oyalanma
Doğruluk altın bir oktur,
Sayfa: 1 ... 4 5 [6]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM